carry through - Türkçe İngilizce Sözlük

carry through

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"carry through" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
carry through f. tamamlamak
Our common target is to carry through the accession process for Bulgaria and Romania in 2007.
Ortak hedefimiz 2007 yılında Bulgaristan ve Romanya'nın katılım sürecini tamamlamaktır.

More Sentences
carry through f. başarmak
carry through f. bitirmek
carry through f. yerine getirmek
carry through f. gerçekleştirmek
Öbek Fiiller
carry through f. sürmek
carry through f. sürdürmek
carry through f. devam etmek
carry through f. katlanmak
carry through f. emniyete almak
carry through f. güvenli bölgeye taşımak
carry through f. dayanmak
carry through f. başarmak
carry through f. üstesinden gelmek
carry through f. yüreklendirerek desteklemek
carry through f. ayakta tutmak
carry through f. devam etmesine/atlatmasına/üstesinden gelmesine yardım etmek
carry through f. boyunca devam etmek
carry through f. boyunca sürmek

"carry through" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
carry one through f. bir şey birini ayakta tutmak
carry one through f. bir şey birini başarılı bir sonuca ulaştırmak
be unable to carry through f. altından kalkamamak
carry something through f. gerçekten yapmak
carry something through f. bir şeyi yerine getirmek
Öbek Fiiller
carry through on (something) f. (bir şeyi) söz verildiği/planlandığı/istendiği gibi yapmak
carry someone through (something) f. birini (bir şey) boyunca ayakta tutmak
carry through on (something) f. (bir şeyi) söz verildiği/planlandığı/istendiği gibi yerine getirmek
carry through on (something) f. (bir şeyi) söz verildiği/planlandığı/istendiği gibi devam ettirmek
carry someone through (something) f. birini (bir şey) boyunca geçindirmek
carry someone or something through something f. birini/bir şeyi bir şeyin içinden/arasından taşımak
carry someone through (something) f. birinin (bir şey) boyunca dayanmasını sağlamak
carry through on (something) f. (bir şeyi) söz verildiği/planlandığı/istendiği gibi sürdürmek
carry someone through (something) f. birinin (bir şeyi) geçirmesini/atlatmasını sağlamak
carry someone or something through something f. birini/bir şeyi alıp bir şeyden taşımak
Hukuk
commence and carry through enforcement procedures i. icra işlemlerini başlatmaya ve takibe